Cilt bakımı, saç bakımı ve güzellik hakkında her şey
0Çift aşamalı temizlik (double cleansing), yüzü akşamları iki farklı temizleyiciyle arka arkaya yıkamaktır. Birinci aşamada yağ bazlı bir temizleyici (temizleme yağı, temizleme balmı ya da yağ bazlı jel) makyajı, suya dayanıklı güneş kremini ve fazla sebumu çözer. Çünkü yağda çözünen kirleri en iyi yağ benzeri yapılar çözer. İkinci aşamada su bazlı, nazik bir jel ya da köpük temizleyici, cilt yüzeyinde kalan yağ kalıntısını, teri ve suda çözünen kirleri alır. Bu yöntem özellikle makyaj ya da güneş kremi kullananlar, yağlı ve gözenek tıkanıklığına eğilimli ciltler için faydalıdır. Makyaj ve güneş kremi kullanmayan, kuru ya da hassas cildi olan kişilerde ise tek bir nazik temizleyici çoğu zaman yeterlidir. Sabahları çift aşamalı temizliğe genellikle gerek yoktur. Temizleme yağı, doğru seçilip iyice durulandığında gözenek tıkamaz. Ancak ikinci aşamada cildi "gıcırdatan" sert temizleyiciler kullanılırsa, çift temizlik bariyeri yıpratabilir.
0Enzim peeling, cilt yüzeyindeki ölü hücreleri birbirine bağlayan proteinleri meyve kökenli enzimlerle (en sık papayadan elde edilen papain ve ananastan elde edilen bromelain) gevşeterek uzaklaştıran nazik bir peeling türüdür. Taneli scrub'lar gibi cildi sürtmez, yüksek oranlı asit peelingler gibi derine de işlemez. Bu yüzden hassas, kuru ve peelinge yeni başlayan ciltler için en nazik seçeneklerden biridir. Toz peeling ise enzimin kuru, toz hâlde sunulduğu formdur. Toz, avuçta birkaç damla suyla karışınca köpüren bir temizleyiciye dönüşür. Enzimler ve C vitamini gibi bazı aktifler suda zamanla bozulduğu için toz form, bu içeriklerin kullanım anına kadar etkin kalmasını sağlar. Enzim peeling genellikle haftada 2–3 kez, ıslak cilde 30–60 saniye masaj yapılıp durulanarak kullanılır. Aktif sivilce, egzama ya da rozasea alevlenmesi olan ciltlerde, açık yara ve güneş yanığı üzerinde kullanılmamalıdır. Papaya ve lateks alerjisi olanlar önce küçük bir alanda denemelidir.
0Tonik, yüz temizliğinden sonra ve serumdan önce uygulanan su bazlı bir bakım ürünüdür. Eskiden alkalik sabunların bozduğu cilt pH'ını dengelemek ve sabun kalıntısını almak için kullanılırdı. Bugün temizleyicilerin çoğu cilde uygun pH'ta üretildiği için toniğin bu görevi büyük ölçüde azaldı. Yani tonik zorunlu bir adım değildir. Ancak doğru seçildiğinde işe yarar bir adımdır, çünkü modern tonikler bir "taşıyıcı" gibi çalışır: Kuru cilde nem katmanı, hassas cilde yatıştırıcı içerik, yağlı ve siyah noktaya eğilimli cilde salisilik asit (BHA), mat ve lekeli cilde ise laktik ya da glikolik asit (AHA) gibi aktifleri ulaştırır. Toniğin gerekli olup olmadığını cildinizin ihtiyacı belirler. Rutininiz zaten bu ihtiyaçları karşılıyorsa tonik atlanabilir. Ama siyah nokta, matlık, kuruluk ya da hassasiyet gibi bir sorununuz varsa, doğru tonik rutininize gerçek bir katkı sağlar. Alkol oranı yüksek, cildi gıcırdatan ve yakan tonikler ise çoğu cilt için gereksizdir.
0Pirinç suyu, pirincin ıslatılması ya da kaynatılmasıyla elde edilen nişasta ve besin öğelerince zengin bir sıvıdır. Pirinç özü ve pirinç kepeği ise bu tahılın cilt bakımında kullanılan daha konsantre ve standart formlarıdır. İçlerinde nişasta, amino asitler, inositol, E vitamini türevleri ve ferulik asit, gama-oryzanol gibi antioksidanlar bulunur. Bu bileşenler sayesinde pirinç; cildi nemlendirir, yatıştırır, antioksidan koruma sağlar ve cildin daha aydınlık görünmesine katkıda bulunur. Laboratuvar çalışmalarında pirinç suyunun antioksidan etki gösterdiği ve elastik lifleri yıkan elastaz enzimini baskıladığı bildirilmiştir; %96 pirinç suyu içeren jel, gönüllülerde yapılan testte iyi tolere edilmiştir1. Pirinç nişastasıyla yapılan bir insan çalışmasında da hasar görmüş cilt bariyerinin daha hızlı toparlandığı görülmüştür2. Ancak pirinç mucizevi bir leke ya da kırışıklık tedavisi değildir; etkileri nazik ve destekleyicidir. Evde hazırlanan pirinç suyu kısa süre içinde bakteri üretebileceği için dikkatli kullanılmalı, düzenli kullanım için ise standart ve koruyucu içeren ürünler tercih edilmelidir.
0Glutatyon, vücudun kendi ürettiği ve her hücrede bulunan, üç amino asitten oluşan güçlü bir antioksidandır. Ciltte iki yönden ilgi çeker: Serbest radikallere karşı koruma sağlar ve melanin üretiminde koyu pigmentin yerine daha açık renkli pigment yapımını destekleyerek lekelerin görünümünü azaltabilir1. Cilde sürülen glutatyonla yapılan çift kör, plasebo kontrollü bir çalışmada 10 haftada cilt renginde ve nemde ölçülebilir iyileşme bildirilmiştir2. Ağızdan alınan takviyelerle yapılan çalışmalarda da küçük ama anlamlı etkiler görülmüştür3,4. Ancak kanıtlar henüz az sayıda ve kısa süreli çalışmaya dayanır. Glutatyon, cilt bakımında en iyi güneş koruması ve diğer leke karşıtı içeriklerle birlikte, leke ve ton eşitsizliği görünümünü destekleyen bir antioksidan olarak kullanılır. Cildin doğal rengini değiştirmeyi amaçlayan yüksek doz ya da enjeksiyon kullanımı ise güvenli değildir ve sağlık otoriteleri bu konuda uyarılar yayımlamıştır1.
0Salyangoz özü (snail mucin), salyangozların derilerini korumak ve onarmak için ürettikleri salgının süzülmüş hâlidir. Etiketlerde Snail Secretion Filtrate olarak yazar. İçeriğinde nem tutan glikozaminoglikanlar, glikoproteinler, allantoin ve az miktarda glikolik asit bulunur. Bu yapı sayesinde ciltte en belirgin etkisi nemlendirme ve yatıştırmadır. Laboratuvar çalışmalarında deri hücrelerinin çoğalmasını ve onarım süreçlerini desteklediği1,2, küçük klinik çalışmalarda ise ince çizgilerin görünümünde iyileşme3 ve yüzeysel yanıkların iyileşmesinde destek4 sağladığı bildirilmiştir. Hafif, yapışkan olmayan dokusuyla her cilt tipine uygundur ve genellikle iyi tolere edilir. Ancak mucize bir içerik değildir: Kanıtlar umut verici ama az sayıda ve küçük çalışmaya dayanır. Kuru, susuz, hassas ya da yıpranmış ciltlerde nem ve konfor sağlayan, rutini destekleyen bir içerik olarak düşünülmelidir.
0Bakuchiol, Hindistan'da "babchi" olarak bilinen Psoralea corylifolia bitkisinin tohum ve yapraklarından elde edilen bir bitkisel aktiftir. Kimyasal olarak retinole hiç benzemez; ancak laboratuvar çalışmalarında ciltte retinole benzer genleri etkilediği, kolajen yapımını destekleyen sinyalleri artırdığı gösterilmiştir1. Bu yüzden "bitkisel retinol alternatifi" olarak anılır. 44 kişiyle yapılan 12 haftalık, çift kör, randomize bir çalışmada %0,5 bakuchiol ile %0,5 retinol, kırışıklık ve lekelerde istatistiksel olarak benzer iyileşme sağlamış; bakuchiol grubunda ise kuruluk ve batma daha az görülmüştür2. Yani evet, bakuchiol işe yarayan bir içeriktir. Ancak kanıtlar retinole göre çok daha az ve kısa sürelidir; retinolün onlarca yıllık araştırma geçmişinin yerini henüz tutmaz3. Bakuchiol en çok retinolü tolere edemeyen hassas ciltler, retinole yeni başlayanlar ve sabah rutininde de kullanılabilecek bir aktif arayanlar için anlamlıdır. Hamilelikte güvenliğine dair yeterli veri olmadığı için bu dönemde hekime danışmadan kullanılmamalıdır.
0Azelaik asit; buğday, arpa ve çavdarda doğal olarak bulunan, deride yaşayan bir maya türünün de ürettiği dokuz karbonlu bir asittir. Ciltte aynı anda birkaç işi birden yapar: Fazla çalışan pigment hücrelerini yavaşlatarak lekelerin görünümünü azaltır, sivilceye yol açan bakterileri ve gözenek tıkanıklığını hedefler, kızarıklığı tetikleyen inflamatuvar süreçleri yatıştırır1,2. Bu yüzden leke, sivilce ve rozasea gibi üç farklı sorunda kullanılan nadir içeriklerdendir. Reçeteyle kullanılan %15 jel ve %20 krem formları sivilce, rozasea ve melazmada klinik çalışmalarla incelenmiştir3,4,5. Kozmetik ürünlerde ise genellikle %10'a kadar oranlarda bulunur. Sabah ve akşam, temizlikten sonra ve nemlendiriciden önce kullanılabilir. Hamilelikte güvenli kabul edilen az sayıdaki aktiften biridir6. İlk haftalarda hafif batma normaldir. Sonuçlar kızarıklık ve sivilcede yaklaşık 4–8 haftada, lekelerde ise 8–12 haftada belirginleşir. Düzenli güneş koruması olmadan leke üzerindeki etkisi sınırlı kalır.
0Clean girl görünümü; bakımlı, nemli ve hafif ışıltılı bir ten, yukarı doğru taranmış doğal kaşlar, kremsi bir allık, ince bir kat maskara ve nemli dudaklardan oluşan minimal bir makyaj tarzıdır. Görünümün yüzde sekseni cilt hazırlığına dayanır: Nazik temizlik, hafif bir nem serumu, cildi ağırlaştırmayan bir nemlendirici ve güneş kremi olmadan hiçbir ürün "temiz" durmaz. Ardından tam kapatıcı fondöten yerine ten eşitleyici bir krem, skin tint ya da seyreltilmiş fondöten yalnızca gereken yerlere uygulanır; kapatıcı nokta atışı kullanılır. Allık, aydınlatıcı ve bronzer krem veya likit formda, parmakla ve ince katmanlarla sürülür. Pudra yalnızca T bölgesine, çok az miktarda dokunur. Toplam süre 10–15 dakikadır.
0Cilt her on yılda farklı bir ihtiyaçla karşımıza çıkar, çünkü yağ üretimi, kolajen miktarı, hücre yenilenme hızı, bariyer gücü ve hormonlar yaşla birlikte değişir. Ergenlikte yağlanma ve sivilce ön plandayken 20'li yaşlarda koruma, 30'lu yaşlarda ilk ince çizgiler ve leke eğilimi, 40'lı yaşlarda belirginleşen kırışıklık ve ton eşitsizliği, menopozla birlikte kuruluk ve incelme, 60 yaşından sonra ise hassasiyet, kaşıntı ve yavaşlayan onarım öne çıkar. Bu yüzden 20 yaşında işe yarayan bir rutin 50 yaşında yetersiz, 50 yaşın rutini de 20 yaşında gereğinden ağır kalabilir. Değişmeyen tek kural her yaşta nazik temizlik, düzenli nemlendirme ve günlük güneş korumasıdır. Retinoid, peptit, antioksidan ve bariyer onarıcı içerikler ise yaşa ve cildin o dönemdeki ihtiyacına göre eklenir.
0Peptitler, birkaç amino asidin birbirine bağlanmasıyla oluşan kısa protein parçalarıdır. Cilt bakımında kullanılan peptitler, cilde "kolajen üret", "kası gevşet" ya da "bakır taşı" gibi küçük biyolojik mesajlar iletmek için tasarlanır. Dört ana grupta incelenir: kolajen ve matriks üretimini uyaran sinyal peptitleri (Matrixyl ailesi bunun en bilinen örneğidir), bakır gibi mineralleri taşıyan taşıyıcı peptitler, mimik kaslarının kasılmasını hafifletmeyi hedefleyen nörotransmitter peptitleri (Argireline) ve enzimleri baskılayan enzim inhibitörü peptitler. Peptitler retinole göre çok daha nazik olduğu için hassas ciltlerde ve retinol kullanamayanlarda iyi bir seçenektir; ancak kanıt düzeyi retinoidler kadar güçlü değildir. En iyi sonuç, peptitleri günlük güneş koruması, nemlendirme ve tolere ediliyorsa retinoidle birlikte 8–12 hafta düzenli kullanmaktan gelir.
0Matrixyl, Fransız hammadde üreticisi Sederma'nın geliştirdiği bir sinyal peptidi ailesinin tescilli ticari adıdır. Ailenin üç bilinen üyesi vardır: Matrixyl (INCI: Palmitoyl Pentapeptide-4), Matrixyl 3000 (Palmitoyl Tripeptide-1 + Palmitoyl Tetrapeptide-7) ve Matrixyl Synthe'6 (Palmitoyl Tripeptide-38). Bu peptitler, kolajen yıkımı sırasında ortaya çıkan küçük protein parçalarını taklit ederek cilde "onarım" sinyali verir. Laboratuvar çalışmalarında kolajen ve diğer destek proteinlerinin üretimini artırdıkları, insanlarda yapılan kontrollü bir çalışmada ise 12 haftada ince çizgi ve kırışıklık görünümünü plaseboya göre iyileştirdikleri gösterilmiştir1,2. Etkisi retinol kadar güçlü ve iyi belgelenmiş değildir, ancak daha az tahriş eder. Ürün etiketlerinde "Matrixyl" yazmaz; içindekiler listesinde bu INCI adlarını aramak gerekir. Maruderm ürünlerinden Palmitoyl Pentapeptide-4 kafein içeren göz çevresi serumunda; Palmitoyl Tripeptide-1 ile Palmitoyl Tetrapeptide-7 ikilisi ise avokado göz çevresi kreminde ve %0.3 retinol içeren gece kreminde yer alır.