Cilt Bakımında Yaş Faktörü Neden Önemlidir?

Kısa cevap: Cilt her on yılda farklı bir ihtiyaçla karşımıza çıkar, çünkü yağ üretimi, kolajen miktarı, hücre yenilenme hızı, bariyer gücü ve hormonlar yaşla birlikte değişir. Ergenlikte yağlanma ve sivilce ön plandayken 20'li yaşlarda koruma, 30'lu yaşlarda ilk ince çizgiler ve leke eğilimi, 40'lı yaşlarda belirginleşen kırışıklık ve ton eşitsizliği, menopozla birlikte kuruluk ve incelme, 60 yaşından sonra ise hassasiyet, kaşıntı ve yavaşlayan onarım öne çıkar. Bu yüzden 20 yaşında işe yarayan bir rutin 50 yaşında yetersiz, 50 yaşın rutini de 20 yaşında gereğinden ağır kalabilir. Değişmeyen tek kural her yaşta nazik temizlik, düzenli nemlendirme ve günlük güneş korumasıdır. Retinoid, peptit, antioksidan ve bariyer onarıcı içerikler ise yaşa ve cildin o dönemdeki ihtiyacına göre eklenir.
"Kaç yaşında anti-aging kreme başlamalıyım?", "Annemin kremini kullanabilir miyim?", "Menopozdan sonra cildim neden bu kadar kurudu?" Bu soruların hepsinin ortak noktası yaştır. Cilt tipi tek başına bakımı belirlemez; aynı yağlı cilt 16 yaşında sivilceyle, 45 yaşında genişlemiş gözenek ve ince çizgilerle, 65 yaşında ise kurulukla kendini gösterebilir. Bu yazıda cildin yaşla birlikte nasıl değiştiğini, her dönemde neye öncelik verilmesi gerektiğini ve rutinin nasıl uyarlanacağını adım adım anlatıyoruz.
Yaş, cildi neden bu kadar etkiler?
Cildin yaşlanması iki farklı sürecin toplamıdır. İçsel (kronolojik) yaşlanma genetik ve hormonlarla belirlenir, herkeste kaçınılmazdır ve kendini daha çok incelme, kuruluk ve ince kırışıklıklarla gösterir. Dışsal yaşlanma ise güneş, sigara, hava kirliliği, uykusuzluk ve beslenme gibi çevresel etkenlerin birikimidir. Yüzdeki görünür yaşlanma belirtilerinin yaklaşık %80'inin güneşe bağlı olduğu bildirilmiştir1. Yani yaş, bakımın zamanlamasını belirler; ama sonucu belirleyen en büyük etken, o yıllar boyunca cildin nasıl korunduğudur.
Yaşla birlikte ciltte ölçülebilir şekilde değişen başlıca özellikler şunlardır2:
Kolajen: Erişkin yaşta deri kolajeni her yıl yaklaşık %1 azalır3. Yaşlı ciltte fibroblastlar yeni kolajeni daha yavaş üretir, var olan kolajen de parçalanır4. Sonuç: incelme, elastikiyet kaybı ve kırışıklık.
Yağ (sebum) üretimi: Ergenlikte zirve yapar, 20'li yaşlardan sonra azalmaya başlar; kadınlarda menopozla birlikte belirgin şekilde düşer.
Hücre yenilenmesi: Üst katmanın kendini yenileme hızı yaşla yavaşlar. Cilt daha mat görünür, yara ve tahriş daha geç iyileşir.
Bariyer ve nem: Bariyer lipidleri ve doğal nemlendirici faktörler azalır; cilt suyu daha zor tutar.
Pigment hücreleri: Melanosit sayısı azalırken kalanlar düzensiz çalışır; güneş lekeleri ve ton eşitsizliği artar.
Hormonlar: Östrojen, cildin kalınlığını, kolajen içeriğini ve su tutma kapasitesini destekler. Menopozla birlikte bu desteğin azalması cildi hızla değiştirir5.
Bir bakışta: yaşa göre cildin öncelikleri
Dönem
Ciltte ne oluyor?
Öncelik
Çocukluk (0–12)
Bariyer ince, su kaybı hızlı, güneşe karşı savunmasız
Sade temizlik, parfümsüz nemlendirici, güneşten korunma
Ergenlik (13–19)
Hormonlar yağ bezlerini uyarır; sivilce ve parlama
Nazik ama etkili temizlik, sivilce karşıtı içerikler, hafif SPF
20'li yaşlar
Cilt en dengeli dönemde; güneş hasarı sessizce birikir
Günlük güneş koruması, antioksidan, alışkanlık kurmak
30'lu yaşlar
İlk ince çizgiler, matlık, leke eğilimi; yenilenme yavaşlar
Retinoide başlamak, göz çevresi bakımı, leke önleme
40'lı yaşlar
Kırışıklık ve elastikiyet kaybı belirginleşir, ton eşitsizliği artar
Düzenli retinoid, peptit, leke karşıtı bakım, daha zengin nemlendirme
Menopoz ve 50'li yaşlar
Östrojen düşüşüyle hızlanan kolajen kaybı, kuruluk, incelme
Bariyer onarımı, yoğun nem, retinoidi cildin toleransına göre ayarlamak
60 yaş ve sonrası
Kuruluk, kaşıntı, hassasiyet, kolay morarma, yavaş onarım
Çok nazik temizlik, sürekli nemlendirme, leke ve cilt kontrolü
Bu tablo bir başlangıç noktasıdır. Biyolojik yaş takvim yaşından farklı olabilir: Yıllarca güneşte kalmış 35 yaşındaki bir cilt, iyi korunmuş 45 yaşındaki bir cilde göre daha fazla bakıma ihtiyaç duyabilir. Rutini seçerken yaşınız kadar cildinizde gördüğünüz değişikliklere de bakın.
Çocukluk: korumanın temeli
Çocukların cildi yetişkinlere göre daha incedir, su kaybı daha hızlıdır ve güneşe karşı daha savunmasızdır. Bu dönemde aktif içeriklere gerek yoktur; ihtiyaç basittir: kısa ve ılık banyo, parfümsüz ve sade ürünler, kuru bölgelere nemlendirici ve güneşten korunma. Çocuklukta alınan güneş hasarı yetişkinlikteki leke ve yaşlanma riskine katkıda bulunduğu için gölge, şapka ve uygun güneş koruyucu bu yaşta başlar. 6 aydan büyük çocuklar için çocuklara özel geliştirilmiş SPF 50+ güneş spreyi pratik bir seçenektir. Bebeklerde güneş korumasını 0–3 yaş güneş koruması, çocuklarda nemlendirici kullanımını bu yazımızda ayrıntılı anlattık.
Ergenlik: hormonlar ve sivilce
Ergenlikle birlikte artan androjen hormonları yağ bezlerini büyütür ve sebum üretimini artırır. Bu nedenle T bölgesinde parlama, siyah nokta ve sivilce bu dönemde çok sık görülür; ergenlerin büyük çoğunluğu bir dönem sivilceyle karşılaşır6. Bu yaşta en sık yapılan hata, cildi "kurutmaya" çalışmaktır. Sert temizleyiciler ve alkollü tonikler cildi tahriş eder, bariyeri zayıflatır ve cildin daha fazla yağ üretmesine zemin hazırlayabilir.
Temizlik: Sabah ve akşam, salisilik asit içeren bir yüz temizleme jeli gibi gözenekleri hedefleyen ama sert olmayan bir temizleyici.
Hedefli bakım: Sebum dengesini ve gözenek görünümünü destekleyen %10 niasinamid serumu gibi hafif ürünler.
Nemlendirme: Yağlı ciltte de gerekir; hafif, jel dokulu ve gözenek tıkamayan formüller tercih edilmeli.
Güneş koruması: Karma ve yağlı ciltler için hafif bir SPF 50+ sivilce izlerinin koyulaşmasını da önler.
Sivilceler yaygın, iz bırakan ya da iltihaplıysa dermatoloğa başvurmak gerekir. Bu dönemin diğer cilt sorunlarını ergenlik dönemi cilt sorunları ve sivilce karşıtı bakım yazılarımızda bulabilirsiniz.
20'li yaşlar: alışkanlık kurma dönemi
Cilt bu dönemde genellikle en dengeli hâlindedir. Kolajen üretimi hâlâ yüksektir, hücre yenilenmesi hızlıdır ve bariyer güçlüdür. Bu yüzden 20'li yaşlar "düzeltme" değil "koruma" yıllarıdır. Asıl hedef, ileride görünür hâle gelecek güneş hasarını bugünden sınırlamaktır.
Yetişkinlerde yapılan randomize bir çalışmada, güneş kremini her gün düzenli kullananlarda 4,5 yıl sonunda ciltte yaşlanma belirtilerinin, kremi ara sıra kullananlara göre belirgin şekilde daha az ilerlediği görülmüştür7. 20'li yaşlarda kurulan bu tek alışkanlık, sonraki on yılların bakımından daha fazla fark yaratır.
Temel üçlü: Nazik temizleyici, cilt tipine uygun nemlendirici ve her sabah geniş spektrumlu SPF 50+.
Antioksidan: Sabahları C vitamini ve peptit içeren aydınlatıcı bir serum güneş kreminin altında cildin daha aydınlık görünmesine yardımcı olur. C vitamininin rutine nasıl ekleneceğini C vitamini serumu yazımızda anlattık.
Az ama düzenli: Bu yaşta 10 adımlı rutinlere gerek yoktur. Minimalist bir rutin hem cildi zorlamaz hem de sürdürülebilir olur.
Yaşam tarzı: Sigara, düzensiz uyku ve solaryum, bu yaşta görünmese de 10 yıl sonra cildin yaşını belirler.
30'lu yaşlar: ilk değişikliklerin fark edildiği dönem
Otuzlu yaşların ortasından itibaren pek çok kişi göz kenarında ve alında ilk ince çizgileri, cilt tonunda matlaşmayı ve güneş lekelerinin daha kolay oluştuğunu fark eder. Hücre yenilenmesi yavaşladığı için ölü hücreler yüzeyde daha uzun kalır, cilt daha az ışıltılı görünür. Hamilelik ve doğum sonrası dönemde görülen hormonal değişimler de bu yaşlarda melazma gibi leke sorunlarını tetikleyebilir.
Retinoide başlamak: Retinoidler, hücre yenilenmesini destekleyen ve ince çizgi görünümü üzerindeki etkisi en iyi incelenmiş içerik grubudur8. Düşük oranla başlamak önemlidir: %0,3 retinol içeren bir serum haftada 2–3 gece kullanılıp cilt alıştıkça sıklık artırılabilir.
Göz çevresi: Bu bölgede cilt çok incedir ve ilk çizgiler burada görünür. Peptit ve hyalüronik asit içeren avokado göz çevresi kremi göz çevresinin nem dengesini destekler.
Leke önleme: Güneş kremini gün içinde yenilemek ve gerekirse leke karşıtı içerikler eklemek. Leke eğilimi olan ciltler için alpha arbutin içeren SPF 50+ leke karşıtı güneş kremi iki adımı tek üründe birleştirir.
Hamilelik ve emzirme döneminde retinoidler kullanılmaz; bu dönemde bakım planını hekiminizle birlikte yapın. Retinolün yaz aylarında nasıl kullanılacağını bu yazımızda anlattık.
40'lı yaşlar: kolajen kaybı görünür hâle gelir
Kırklı yaşlarda yıllar içinde biriken kolajen kaybı ve güneş hasarı daha belirgin olur. Mimik çizgileri dinlenme hâlinde de görünmeye başlar, cilt elastikiyetini kaybeder, gözenekler genişlemiş görünür, yüz hatlarında hafif bir gevşeme fark edilir. Perimenopoz dönemine giren kadınlarda hormon dalgalanmaları hem kuruluğa hem de yetişkin dönem sivilcesine neden olabilir.
Retinoid rutinin merkezinde: Cilt tolere ediyorsa düzenli kullanım sürdürülür; daha yoğun ihtiyaçta seramid ve bitkisel yağlar içeren %0,5 retinol serumu ya da retinol, peptit ve seramidi bir arada sunan retinol içeren gece kremi tercih edilebilir.
Peptitler: Retinoide ek olarak, cildin daha pürüzsüz görünmesini destekleyen peptit içerikli ürünler rutine eklenebilir. Sabahları bakır peptit ve hyalüronik asit içeren kırışıklık karşıtı krem retinolün kullanılmadığı saatleri tamamlar. Peptitlerin nasıl çalıştığını peptit rehberimizde anlattık.
Ton eşitsizliği: Güneş lekeleri ve renk farklılıkları için alpha arbutin içeren leke karşıtı serum gibi hedefli ürünler.
Boyun, dekolte ve eller: Yaşı en çok ele veren ama en çok unutulan bölgelerdir. Yüze uygulanan nemlendirici ve güneş koruyucu bu bölgelere de uzatılmalıdır.
Menopoz ve 50'li yaşlar: hormonların cilde etkisi
Menopozla birlikte östrojen seviyesindeki düşüş cildi kısa sürede değiştirir. Menopozun ilk beş yılında deri kolajeninin yaklaşık %30'unun kaybedildiği, sonrasında ise kaybın yılda yaklaşık %2 oranında sürdüğü bildirilmiştir5. Cilt incelir, yağ üretimi azalır, su tutma kapasitesi düşer. Daha önce karma ya da yağlı olan bir cilt bile bu dönemde kurumaya başlayabilir. Sıcak basmaları ise yüzde kızarıklık ve hassasiyeti artırabilir.
Bariyeri önceliklendirin: Bu dönemde aktif içerikleri artırmadan önce bariyeri güçlendirmek gerekir. Panthenol ve seramid içeren bariyer onarıcı krem ile hyalüronik asit ve kolajen serumu iyi bir ikilidir.
Retinoidi cildin toleransına göre ayarlayın: İncelen ve kuruyan cilt retinoide daha hassas tepki verebilir. Sıklığı azaltmak, nemlendiricinin üzerine uygulamak ya da hassas ciltlerde retinol alternatifi olarak bilinen bakuchiol içeren bir krem kullanmak seçenekler arasındadır.
Temizleyiciyi yumuşatın: Köpüren jeller yerine akşamları yağ bazlı temizleyici daha konforludur.
Vücudu unutmayın: Bacak, kol ve topuklarda kuruluk belirginleşir. %10 üre içeren yoğun nemlendirici vücut kremi çok kuru ve pürüzlü bölgeler için geliştirilmiştir.
Bu dönemdeki kuruluğun nedenlerini ve çözüm yollarını cilt kuruluğu yazımızda, bariyer onarımını ise cilt bariyeri rehberimizde ayrıntılı anlattık.
60 yaş ve sonrası: ileri yaşta cilt bakımı
İleri yaşta bakımın amacı değişir. Hedef artık kırışıklığı "silmek" değil; cildi konforlu, sağlıklı ve korunmuş tutmaktır. Bu dönemde cilt hem içsel yaşlanmanın hem de yıllar boyunca biriken güneş hasarının etkisini birlikte taşır9.
İleri yaştaki ciltte en sık karşılaşılan sorunlar şunlardır:
Kuruluk ve kaşıntı: İleri yaştaki kişilerde kseroz (cilt kuruluğu) en yaygın cilt sorunlarından biridir ve kaşıntının başlıca nedenidir10.
İncelme ve kolay morarma: Cilt ve altındaki damar destek dokusu inceldiği için hafif darbelerde bile morluklar oluşabilir; yaralar daha geç iyileşir.
Yaşlılık (güneş) lekeleri: Özellikle yüz, el sırtı ve kollarda düz, kahverengi lekeler.
Göz altı torbaları ve çökmeler: Destek dokunun gevşemesi ve yağ dokusunun yer değiştirmesiyle belirginleşir.
Hassasiyet: Bariyer zayıfladığı için parfüm, alkol ve güçlü aktiflere tepki artar.
Aşağıdaki tablo, ileri yaşta bakımın temel uygulamalarını özetler:
Hedef
Uygulama
Dikkat edilecek nokta
Nemi korumak
Günde en az iki kez yüze, duş sonrası tüm vücuda nemlendirici; nemli cilde hemen uygulamak
Parfümsüz, seramid, gliserin veya üre içeren formüller
Bariyeri zorlamamak
Kısa ve ılık duş; sabun yerine nemlendirici duş jeli; havluyla ovalamamak
Köpüren ve 'gıcır gıcır' temizlik hissi veren ürünlerden kaçınmak
Kolajen kaybını yavaşlatmak
Cilt tolere ediyorsa düşük oranlı retinol; peptit içeren kremler
Retinolü seyrek başlatmak; kızarıklıkta ara vermek
Göz çevresi
Kafein ve peptit içeren hafif göz ürünleri; sabah soğuk kompres
Belirgin ve kalıcı torbalar bakımla değil, hekim değerlendirmesiyle ele alınır
Lekeler
Her gün SPF 50+; el sırtı ve kollar dahil; leke karşıtı serumlar
Yeni çıkan, büyüyen, renk değiştiren lekeler mutlaka dermatoloğa gösterilmeli
Kaşıntı
Sürekli nemlendirme, pamuklu giysiler, ortam nemini artırmak
Bakıma rağmen geçmeyen kaşıntı hekim değerlendirmesi gerektirir
Profesyonel destek
Gerekli durumlarda lazer, kimyasal peeling gibi klinik uygulamalar
Uygunluk ve zamanlama dermatolog tarafından belirlenmelidir
Göz çevresinde şişlik ve yorgun görünüm için kafein, peptit ve hyalüronik asit içeren göz çevresi serumu hafif dokusuyla ileri yaştaki ince cilde uygundur. Göz bölgesi için diğer önerilerimizi göz çevresi bakımı yazımızda bulabilirsiniz. Güneş lekeleri için hem korunma hem bakım tarafını leke ve renk eşitsizliği rehberimizde anlattık.
Önemli: İleri yaşta cilt kontrolü bakımın bir parçasıdır. Yeni beliren, hızla büyüyen, kanayan, iyileşmeyen ya da rengi ve şekli değişen her lezyon gecikmeden dermatoloğa gösterilmelidir. Yılda bir kez tüm vücut cilt muayenesi, özellikle uzun yıllar güneşe maruz kalmış kişilerde önerilir.
Yaşa göre örnek bakım rutinleri
Yaş
Sabah
Akşam
Ergenlik
Salisilik asitli temizleyici → hafif nemlendirici → yağlı ciltlere uygun SPF 50+
Temizleyici → niasinamid serum → hafif nemlendirici
20'li yaşlar
Nazik temizleyici → C vitamini serumu → nemlendirici → SPF 50+
Temizleyici → nemlendirici (isteğe bağlı haftada birkaç gece hafif peeling)
30'lu yaşlar
Temizleyici → C vitamini → göz kremi → nemlendirici → SPF 50+
Temizleyici → %0,3 retinol (haftada 2–4 gece) → göz kremi → nemlendirici
40'lı yaşlar
Temizleyici → antioksidan serum → peptitli krem → SPF 50+
Temizleyici → retinol serum veya retinollü gece kremi → göz kremi
Menopoz / 50'li yaşlar
Ilık su veya çok nazik temizleyici → hyalüronik asit serum → bariyer kremi → SPF 50+
Temizleme yağı → retinol veya bakuchiol (toleransa göre) → seramidli krem
60 yaş ve sonrası
Ilık su → nem serumu → zengin krem → SPF 50+ (yüz, boyun, eller)
Yağ bazlı temizleyici → bariyer onarıcı krem → göz çevresi ürünü; vücuda üre kremi
Bu rutinler cilt tipine göre uyarlanmalıdır. Örneğin 40 yaşında yağlı ve sivilceye eğilimli bir cilt, ergenlik rutinindeki salisilik asitli temizleyiciyi kullanmaya devam edebilir; 30 yaşında çok kuru ve hassas bir cilt ise menopoz dönemindeki bariyer odaklı yaklaşımdan fayda görebilir. Kırışıklık karşıtı ürün seçerken etiketlerde neye bakılacağını bu rehberimizde anlattık.
Her yaşta değişmeyen 5 kural
Güneş koruması her sabah: Bulutlu havada ve kış aylarında da. Güneş kreminin yaşlanma karşıtı etkisini bu yazımızda ayrıntılı ele aldık.
Nazik temizlik: Cildi "gıcırdatmak" yerine kirden ve güneş kreminden arındırmak yeterlidir.
Düzenli nemlendirme: Yağlı ciltte de, kışın da yazın da.
Sabır ve süreklilik: Retinoid ve peptit gibi içeriklerin etkisi 8–12 haftalık düzenli kullanımda değerlendirilir. Her hafta ürün değiştirmek cildi yorar.
Yaşam tarzı: Sigarayı bırakmak, düzenli uyku, dengeli beslenme ve stres yönetimi, kremlerin yapamadığını destekler.
Yaşa göre bakımda sık yapılan hatalar
Hata
Neden sorun?
Yerine ne yapmalı?
20'li yaşlarda yoğun anti-aging ürünlerine yüklenmek
Gereksiz tahriş, bariyer hasarı; asıl ihtiyaç korumadır
Güneş koruması, antioksidan ve iyi bir nemlendiriciyle yetinmek
Annenin ya da ablanın kremini kullanmak
Farklı yaş ve cilt tipine göre fazla ağır ya da yetersiz olabilir
Kendi cilt tipinize ve dönem ihtiyacınıza göre seçmek
Retinole yüksek oranla ve her gece başlamak
Kızarıklık, soyulma ve bırakma ile sonuçlanır
Düşük oran, haftada 2–3 gece, nemlendiriciyle birlikte
Menopozda eski yağlı cilt rutinine devam etmek
Cilt artık kurumaya başlamıştır; sert ürünler kuruluğu artırır
Temizleyiciyi yumuşatmak, bariyer onarıcı ürünlere geçmek
Bakımı yüzde bitirmek
Boyun, dekolte ve eller yaşı daha erken gösterir
Nemlendirici ve SPF'yi bu bölgelere de uzatmak
İleri yaşta güneş kremini bırakmak
Leke ve cilt kanseri riski birikimli olarak artmaya devam eder
Her gün SPF 50+, düzenli cilt kontrolü
Sık sorulan sorular
Anti-aging bakıma kaç yaşında başlanmalı?
Güneş koruması ve nemlendirme açısından anti-aging bakım 20'li yaşlarda, hatta çocuklukta başlar. Retinoid gibi hedefli içerikler için genellikle 25–30 yaş sonrası ve ilk ince çizgilerin fark edildiği dönem uygun bir başlangıçtır. Daha kapsamlı bilgi için cilt yaşlanmasını önleme rehberimize göz atabilirsiniz.
Cilt tipim yaşla değişir mi?
Evet. Ergenlikte yağlı olan bir cilt 40'lı yaşlarda karma, menopozdan sonra ise normal ya da kuru hâle gelebilir. Bu yüzden birkaç yılda bir rutininizi gözden geçirmek ve cildinizin o anki ihtiyacına göre güncellemek gerekir.
İleri yaşta retinol kullanılabilir mi?
Kullanılabilir; yaşlı ciltte de retinoidlerin ince çizgi görünümünü iyileştirdiği gösterilmiştir8. Ancak ileri yaştaki cilt daha ince ve daha kuru olduğu için düşük oranla, seyrek başlamak ve mutlaka zengin bir nemlendiriciyle desteklemek gerekir. Kızarıklık, yanma veya soyulma olursa sıklık azaltılmalıdır.
Erkeklerde yaşa bağlı değişiklikler farklı mı?
Erkek cildi daha kalın ve daha yağlıdır; kadınlardaki gibi ani bir hormonal kırılma (menopoz) yaşamadığı için kolajen kaybı daha yavaş ve düzenli ilerler. Buna karşın güneş koruması ihmal edildiğinde leke ve kırışıklık sık görülür. Erkeklere özel öneriler için erkek cilt bakımı yazımıza bakabilirsiniz.
Kolajen içeren kremler kolajen kaybını telafi eder mi?
Kremlerdeki kolajen molekülleri büyük olduğu için deride kolajen yerine geçmez; yüzeyde nem tutarak cildin daha dolgun görünmesine yardımcı olur. Cildin kendi kolajen üretimini destekleyen asıl içerikler retinoidler, C vitamini ve bazı peptitlerdir. Konuyu kolajen yazımızda ayrıntılı ele aldık.
Yaşlılık lekeleri tamamen geçer mi?
Düzenli güneş koruması ve leke karşıtı içeriklerle lekeler belirgin şekilde açılabilir, ancak tamamen kaybolması her zaman mümkün değildir. Lazer ve kimyasal peeling gibi klinik yöntemler daha hızlı sonuç verebilir. Lekenin iyi huylu olduğundan emin olmak için önce dermatolog değerlendirmesi gerekir.
Kaynaklar
Flament F, Bazin R, Laquieze S, Rubert V, Simonpietri E, Piot B. Effect of the sun on visible clinical signs of aging in Caucasian skin. Clin Cosmet Investig Dermatol. 2013;6:221-232.
Farage MA, Miller KW, Elsner P, Maibach HI. Characteristics of the aging skin. Adv Wound Care. 2013;2(1):5-10.
Shuster S, Black MM, McVitie E. The influence of age and sex on skin thickness, skin collagen and density. Br J Dermatol. 1975;93(6):639-643.
Varani J, Dame MK, Rittie L, et al. Decreased collagen production in chronologically aged skin. Am J Pathol. 2006;168(6):1861-1868.
Thornton MJ. Estrogens and aging skin. Dermatoendocrinol. 2013;5(2):264-270.
Bhate K, Williams HC. Epidemiology of acne vulgaris. Br J Dermatol. 2013;168(3):474-485.
Hughes MCB, Williams GM, Baker P, Green AC. Sunscreen and prevention of skin aging: a randomized trial. Ann Intern Med. 2013;158(11):781-790.
Mukherjee S, Date A, Patravale V, Korting HC, Roeder A, Weindl G. Retinoids in the treatment of skin aging: an overview of clinical efficacy and safety. Clin Interv Aging. 2006;1(4):327-348.
Zouboulis CC, Makrantonaki E. Clinical aspects and molecular diagnostics of skin aging. Clin Dermatol. 2011;29(1):3-14.
White-Chu EF, Reddy M. Dry skin in the elderly: complexities of a common problem. Clin Dermatol. 2011;29(1):37-42.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi teşhis veya tedavi yerine geçmez. Hamilelik, emzirme, cilt hastalığı ya da düzenli ilaç kullanımı söz konusuysa bakım rutininizi hekiminizle birlikte planlayın.






